Anasayfa > Konuk Yazarlar > Timur Akkurt ile Bakış Açını Değiştir: Mahalleliye Korsan Yayıncılıktan YouTube’a

Timur Akkurt ile Bakış Açını Değiştir: Mahalleliye Korsan Yayıncılıktan YouTube’a

07 Nisan 2021

  • 128
Timur Akkurt ile Bakış Açını Değiştir: Mahalleliye Korsan Yayıncılıktan YouTube’a


Pandemi koşulları nedeniyle bir süredir fiziksel olarak bir araya gelemiyoruz ve bu bir süre daha devam edecek gibi…

Önceki yıllarda başta Anadolu kentlerindeki üniversiteler olmak üzere imkanım oldukça üniversitelerden aldığım davetleri kabul ediyordum. Konuşmacı olarak katıldığım her etkinlikte gençlerin birkaçına dahi fayda sağlayabilme ihtimali beni oldukça motive ediyordu. Onlarla deneyimlerimi paylaşırken kuşkusuz ben de çok besleniyor ve yeni şeyler öğreniyorum. Ancak Pandemi döneminde bazı online etkinliklere katılsam da bu buluşmalar normale göre çok azaldı.

Tam da bu noktada Gelişim, Seninle projesi ile yollarımız kesişti. Bundan sonra gelisimseninle.com ’da ve gelişim seninle projesi kapsamında kendi YouTube kanalımda hazırladığım videolar aracılığıyla sizlerle buluşacağız ve birlikte gelişeceğiz.

İlk yazımda size aslında kendi gelişim hikayemden bahsetmek istiyorum. Çünkü başımdan geçen her olay, yaşadığım her deneyim, benim bugünlere gelmemi sağlayan şey oldu. Bu yüzden fazla sıkmadan ve uzatmadan biraz eskilere gitmek istiyorum.

Aile kuşkusuz sizin kim olacağınızda oldukça etkili. Ancak sizi siz yapan asla bu değil. Sizin üstüne kattıklarınız. Teknolojiyle, fotoğrafçılıkla ilgili bir babaya sahip olmak benim için büyük bir avantajdı. Ya da ben bunu avantaja çevirmesini bildim.

Küçük yaşta, ki bu 80’lerin sonuna işaret ediyor, evimde bir bilgisayar olması benim önümü açan ikinci şey oldu. Öyle bilgisayar dediğimde bugünkü gibi şeyler gelmesin aklınıza.

Bu bilgisayara ek olarak babamın Selanik Pasajı’ndan aldığı bir televizyon vericisi benim yayıncılıktaki ilk deneyimime ön ayak oldu. Ayrıca evdeki betamax da bu konuda bana çok yardımcı oldu. Televizyonda izlediğim filmleri betamax video aracılığıyla kaydediyordum. Henüz özel televizyonların olmadığı, sadece TRT kanallarıyla yetindiğimiz yıllarda bu verici ile evin balkonundan mahalleliye korsan TV yayın yapmaya başlamıştım. Tabii bunun TRT’ye bağımlı olan komşular için nasıl bir nimet olduğunu düşünün. Ev telefonu susmuyor, istek filmler geliyordu. O zamanlar elbette “korsan yayın” nedir ve riskleri nelerdir bilmeden yapıyordum bunları. Aslında çocuk aklı ve cesareti desek yeridir. Ancak bu çocuk aklına müsaade eden bir evdeydim ve eldeki ekipmanları zihni sinir bir şekilde kullanmıştım. Bu da aslında benim yolumu çizen şey oldu. Çünkü kendi küçük balkonumdaki bu yayıncılık deneyimi beni oldukça heyecanlandırmış ve daha fazlasını yapma isteği doğurmuştu.

Elbette ki bunun yolu daha büyük veya daha yüksek bir balkona çıkmak değil, bu işin mutfağına girmekti. Lise sonrasında üniversiteyi kazanamamış ve kendime bu alanda yapacak bir iş ararken kendimi Kanal 6 haber merkezinde buldum. Bu kısımda gerçekten büyümeye başladım. Kuşkusuz çok güzel isimlerle, ustalarla çalışma ve onlardan öğrenme şansım oldu. Ancak her şey o kadar da kolay ilerlemiyordu. O dönem TRT’den gelen bazı uzmanlar işleri elinden gidecek korkusuyla işi öğretmekte pek de hevesli değillerdi. Bu yüzden öğrenmekte oldukça zorlanıyorduk. Şimdi de iş ortağım olan ve çocukluk arkadaşım Murat ile kurgu ve kamera odasının anahtarının nerde saklandığını öğrendik. Sırf bu cihazları kullanmayı öğrenmek için sabah haberlerinin hazırlanmasına yardım etme bahanesiyle gecelerimizi kanalda geçirdik. Bu süre zarfında tüm aletleri kurcalayarak nasıl kullanmamız gerektiğini kendi kendimize öğrendik.

Bu şekilde başlayan televizyonculuk yolculuğunda Savaş Ay, Coşkun Aral gibi ustalarla çalışma imkanım oldu. Savaş Ay’ın A Takımı ile Anadolu’yu gezip Türkiye’nin gündemini belirlediğimiz dahice kurgulanmış işler yaptık. Sonrasında farklı kanallar, farklı programlar derken yine bir değişiklik ihtiyacı hissettim. Daha doğrusu bir arzu…

2003 yılında Eşim Şenay ve Murat ile birlikte bir yapım şirketi kurduk. Bu dönemde elbette birçok sorunla mücadele etmek zorunda kaldık. Ama her seferinde bir yolunu bulduk ve çok daha güçlü bir şekilde yolumuza devam ettik. Ancak biz kurumsal filmler ve diğer muhtelif işlerle ilgilenirken bir anda dijital kanallar ve dijital yayıncılık diye bir şey girdi hayatımıza.

Bu, çekimleri yaptığımız ekipmanlardan, tekniğe, yayınladığımız mecraya ve metotlara kadar birçok şeyi değiştirdi. Mesela Türkiye’nin o dönemdeki en büyük GSM operatörünün Anadolu’daki bayilerine ve basına ulaşma ihtiyacı olduğunu fark ettik. Bizzat şirketin o dönemki CEO’su ile görüşüp belki de Türkiye’de ilk sayılabilecek Online Basın toplantılarını, bayi toplantılarını kendi video serverlarımız üzerinden yapmaya başladık. Ertesi gün Anadolu’nun birçok kentinde yerel gazetelerin ilk sayfasında o basın toplantısından haberler yer alıyordu.

Bir süre sonra kendi YouTube kanalımı da açıp oraya içerikler üretmeye başladım. Ama o da profesyonelce hesaplanmamıştı. Koyduğum ilk video köpeğim Blacky’nin bahçedeki koşuşturmacası olmuştu. Sonrasında koyu bir Galatasaray’lı olarak tribünden görüntüler derken bugün 4-5 farklı YouTube kanalı için içerik üretiyoruz.

Bunlardan en garip olanı Coşkun Aral ile olan çalışmamız. Yaklaşık 30 yıl önce ben genç bir delikanlıyken Coşkun Abi’den çok şey öğrenmiştim. Bugünlere gelmemde kuşkusuz onun emeği de var. Ancak işin ilginç tarafı bugün Coşkun Abi’nin YouTube içeriklerini de stratejisini de biz hazırlıyoruz. Bugün ustamla birlikte farklı dinamikleri olan bambaşka bir dünyada çalışmak oldukça keyifli.

Bugün bunu yapıyorum ama 3-5 sene sonra aynı şeyi yapar mıyım bilmiyorum. Bilmiyorum çünkü, hayatımın özeti aslında değişimden ibaret. Nasıl ki çıktığımız uzun bir yolda farklı koşullarla karşılaşıyor ve değişen her koşula karşı önlem alıyor, çözüm üretiyorsak; hayat için de bunu yapıyoruz. Gelişimi, başarıyı, mutluluğu kazanmak için sürekli değişen dinamiklere göre hareket ediyoruz.

Burada “değişin, gelişin” demek elbette çok kolay. Bunu söylemek hiçbir zaman yeterli değil. Ancak gelişmek ve başarıya ulaşmak için elinizdeki imkanları en iyi şekilde değerlendirin. Elinizdeki imkanlar yetersizse imkanları değiştirmek için çabalayın. Özellikle dijital dünyada artık her şey çok hızlı değişiyor. Tek bir fikre, tek bir bakış açısına bağlı kalmayın. Ve en önemlisi gelişimin sizde başladığını unutmayın.

Yeni bir yazıda ve videoda görüşmek dileğiyle. Hoşçakalın.