Anasayfa > Konuk Yazarlar > Timur Akkurt - Teknoloji Hayatımızı Değiştirirken Biz Ne Yapmalıyız? - Geleceğin Meslekleri

Timur Akkurt - Teknoloji Hayatımızı Değiştirirken Biz Ne Yapmalıyız? - Geleceğin Meslekleri

07 Nisan 2021

  • 28
Timur Akkurt - Teknoloji Hayatımızı Değiştirirken Biz Ne Yapmalıyız? - Geleceğin Meslekleri


“Robotlar gelecek mesleklerimizi elimizden alacak” ifadesi son yılların en popüler söylemlerinden. Bu görüş birçok iş ve meslek erbabı için endişe verici bunu kabul ediyorum. Ancak bu grubun özelliklerine biraz değinmekte fayda var. Aslında işi kaybolacaklar, sürekli aynı işi yapıp, kendini geliştirmeyen, değişime ayak uydurmayan ve kayıtsız kalanlar olacak. Öte yandan kaybolan binlerce iş ve iş kolunun yerini yeni binlercesi alacak. Bu da yeni fırsatlar ve imkanlar getirecek.

Otomasyon ve robotik teknolojilerin daha az hata ile çok daha hızlı işler yapabildiğini bunun da üretim başta olmak üzere hayatın birçok alanında en önemli etkenlerden biri olduğunu söylersek yanlış olmaz. Basit bir ifadeyle ister beyaz yaka ister mavi yaka olsun tüm çalışanlar bir maaş karşılığında çalışıyor ve bu maaş elbette yetkinlikleriyle ilgili olduğu gibi aslında iş yerinde geçirdiği sürede yapabildikleriyle hesaplanıyor. Bir malın maliyeti de elbette hammadde maliyeti ve diğer yan maliyetlere hesaplandığı gibi üretim bandından çıkıp son tüketiciye kadar ulaşıncaya kadar geçen zamana göre bir maliyete sahip oluyor.

Altını çizmek istediğim başlıca husus zaman ve bu zamanda yapılan kaliteli iş. Bu alanda da duygulardan yoksun ya da dış etkilerden insana göre çok daha az etkilenen robotik teknolojilerin insanlara nazaran çok daha verimli olduğu biliniyor. Bu yönüyle bu teknolojilerdeki gelişim ne kaygı verici olmalı ne de sizi mesleğinizi kaybedeceğinize ilişkin korkular içine çekmeli. Tıpkı baş döndürücü hızda dönüşen ve gelişen dünyanın gelişimi gibi sizin de sürekli meziyetlerinizi, kapasitenizi geliştirmeniz gerekiyor. Değişen dünyaya ayak uydurmasını bildikçe inanın ne robotlar işinizi alacak ne de işsiz kalacaksınız.

Bu noktada da sizin kendi bireysel yönelimleriniz, aldığınız eğitim kariyerinizde belirleyici rol oynayacak. Ben de bu yazımda henüz üniversite çağına gelmiş ve kariyeri hakkında önemli adımlar atmak üzere olan gençler için dilim döndüğünce geleceğe yön verecek teknolojilerden bahsetmek istiyorum. Yetkinliği olanlar için bu alanlara yönelmek, yetkinliği olmayanlar için bu teknolojileri hayatın ve işin bir parçası haline getirmek herkes için inanıyorum ki çok daha iyi olacak.

Mesela Yapay zeka destekli kişisel sesli asistanlar son yıllarda hayatımızda oldukça önemli bir yer edindi ve bu rol günden güne artacak. Önce akıllı telefon ve saatlerde daha erişilebilir olan bu teknoloji, aslında bütün ev ve iş yaşantısını düzenleyebilecek, kontrol edebilecek ve kolaylaştırabilecek seviyeye ulaştı.

Guinness Rekorlar Kitabı'na girmeyi başaran Kuki ve Facebook'un geliştirdiği BlenderBot, bu alandaki ilginç bir örneği temsil ediyor örneğin. Birbiriyle sohbet eden bu iki yapay zeka örneği, Twitch’te 7/24 devam eden bir canlı yayın ile sonsuz bir sohbet edebiliyor.

Bir diğer ilginç örnek ise Microsoft’un tüm hayatınızı ve dijital davranışlarınızı analiz ederek oluşturduğu chatbot. Bu yapay zeka örneği, kişi öldükten sonra dahi oymuş gibi sohbet edebiliyor. Her ne kadar bu alandaki gelişmeler birçok tatışmayı beraberinde getirse de köklü değişimlerin habercisi olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Bir diğer önemli teknoloji ise 3D yazıcılar. Küçük objelerin yeniden üretimiyle başlayan süreç, bugün artık et ya da organ üretimine dek ilerledi. Bunların sağlık teknolojileri ve insan geleceği açısından önemi ve katkıları önümüzdeki yıllarda çok daha belirgin olacak.

Yine benzer bir teknolojik gelişme genom bilimi alanında yaşanıyor. Bu alan da geleceği şekillendirecek alanlardan birisi. Hastalıkların önlenmesinden bitki, hayvan ve insan genlerinin şekillendirilmesine, klonlanmasına dek birçok farklı alan bu bilimden etkileniyor. Bu teknoloji de diğer teknolojilerde olduğu gibi hala gelişme aşamasında. Her iki meselede de ciddi etik kaygılar olduğu gibi bilimin ve teknolojinin de bir sınırı yok. Bu teknolojiler hangi alanlarda ne denli kullanılır veya erişilebilir olur henüz bilmiyoruz. Ancak emin olduğumuz tek şey, tüm dünyada bu alanlarda ciddi çalışmalar yapıldığı.

Otonom ve uçan araçlar 20. Yüzyıl bilimkurgu sinemasında gördüğümüz birer hayal ürünü olmaktan çıkalı çok oldu. Artık her iki ulaşım biçimi de ciddi bir şekilde hayatımıza girdi. Elbette bu alanda da çalışmalar hızla ilerliyor ve yakın gelecekte belki de her sokakta görebileceğimiz teknolojiler haline gelecek. Henüz yarı otonom seviyesinde olan bu teknolojilerin altyapının geliştirilmesi, 5G teknolojilerle birlikte tam otonom seviyelere ulaşacak ve yeni bir dönüm noktası olacak.

Bu örnekleri artırmak oldukça kolay. Bunlar gibi yüzlerce yeni teknoloji hayatımızda, binlercesi de yakın gelecekte hayatımızın bir parçası olacak. Benim bu noktada sizlere tavsiyem bilime ve teknolojiye olan ilginizi kaybetmemeniz. Eğer gerçekten bu alana ilgiliyseniz eğitiminizi ve kariyerinizi bu alana yönlendirmeniz. Ancak herkes fen bilimleri alanında yetkin olacak diye bir kaide de yok. Siz sosyal bilimler alanına ilgili olabilir ve bu alanlarda eğitim alıyor olabilirsiniz. Bu noktada da yapmanız gereken bu nimetleri iyi anlamak ve mümkün olduğunca hayatınıza ve işinize entegre etmek. Bu sebeple kendiniz üretim veya uygulama süreçlerinde yer almasanız da son teknolojiyi yaşamınızın bir parçası haline getirmeyi asla ihmal etmeyin.