Anasayfa > Aktif & Sorumlu Yurttaşlık > Pandeminin Kentlere Etkisi : Neler Değişebilir

Pandeminin Kentlere Etkisi : Neler Değişebilir

21 Ocak 2021 / Sürdürülebilirlik

  • 12 |
  • okuma süresi: 2 dk


Pandeminin hayatımızda yarattığı değişikliklerle hepimiz baş etmeye çalışıyoruz. Belki çok farkında olmasak da değişim geçiren önemli bir konu daha var: Kentler.

Evden çalışma, eğlence ve yeme-içme yerleri, toplu ulaşımlarda geliştirilen önlemler derken aslında kentlerin işleyişinde yepyeni bir sürece girildi. Bilim insanları virüs hayatımızdan çıksa da kent yaşamında değişikliklerin kalıcı olabileceğini söylüyor.

Öncelikle kentler birbirinden farklı önlemler geliştirdi: Ateş ölçebilen farklı teknolojiler, yiyeceklerin ve ilaçların dronelarla teslim edilmesi gibi dünyanın farklı şehirlerinde yenilikçi uygulamalar var. Ama konu bunlarla sınırlı değil.

Yaygın şehirleşme yüzünden açık ve doğal alanların ve de mesafelerin az oluşu tüm kentler için bir sorun oluşturdu. Salgından -doğal olarak- büyük ve kalabalık kentler daha çok etkilendi. Sosyalleşmek, yeme-içme ve spor gibi faaliyetler için açık alanlara olan ihtiyaç arttı. Bu da bazı şehirleri yeni bir planlama ve yapılanma sürecine itti.

Rotterdam’da mimar Harm Timmermans, insanların güvenli mesafe oluşturarak alışveriş yapmasına imkan veren, meydanlarda hızlı ve ucuz olarak kurulabilecek, 16 karelik ızgaralarla basit ve küçük bir pazar yeri tasarladı.

Paris belediye başkanı Anne Hidalgo; ise birçok kişinin günlük ihtiyaçlarını karşılayabileceği “15 dakikalık şehirler” hayalini kurduğunu ifade ediyor. Bu 15 dakikalık rotanın kısa yürüyüşler, bisiklete binme veya işe gitme mesafesini de içermesini istediğini belirtiyor.

Barselona’da ise bir süredir planlanan bir dönüşüme başlandı. Yaklaşık 10 yıl sürmesi beklenen dönüşümde Eixapmple adlı bölgede sokakların üçte birini parklara ve meydanlara dönüştürmek, evlerin 200 metre yakınında güvenli bir açık alan sağlamak hedefleniyor.

Büyük kentlerin COVID-19 ile bir kez daha yüzleşmek zorunda kaldığı önemli bir diğer konu da evsizler. Tüm dünyada hükümetler, evsiz veya uygun evi olmayan 1,8 milyar insana ev sağlama çabası gösteriyor. World Habitat’tan David Ireland’a göre evsiz insanlar, zayıflamış bağışıklık sistemleri, barınma ve hijyen koşullarına yetersiz erişimleri nedeni ile pandemide çok fazla risk altında. Bazı kentlerde, boş alanları veya kullanılmayan binaları sığınma yerlerine ve evlere dönüştürmek için çalışmalar gerçekleştiriliyor.

Pandemi sonrası kentlerde ne boyutta bir değişim olacağı kesin olmasa da daha çevreci ve sürdürülebilir uygulamalar görecek gibiyiz.


Kaynak: longreads.trust.org 


Diğer Haberler

Upcycle (İleri Dönüşüm) Nedir?

Üniversitedeyken Başarılı Bir Network’ün Temeli Nasıl Atılır?

Hem Cüzdanlar Hem Çevre İçin #kahvemtermosta Deyin! 

Türkiye’de İş Dünyasının Sürdürülebilirlik Gündemi Raporu Yayınlandı