Anasayfa > Kişisel Gelişim > Yeme Bozuklukları Nedir?

Yeme Bozuklukları Nedir?

09 Eylül 2020 / Zihin & Beden Sağlığı

  • 8 |
  • okuma süresi: 2 dk



Siz de bazen haddinden fazla yemek yediğinizi ya da ne yaparsanız yapın kilo veremediğinizi düşünüyor musunuz? Sinirlenince tatlı yemek istemek, üzüldüğünde iştahın kesilmesi… Bunlar çoğumuzun yaşadığı şeyler. Ancak bazen durum bundan öteye gidebiliyor ve yeme bozuklukları ortaya çıkabiliyor.

Yemek Bozukluğu Nedir?

Yemek bozukluğu aslında bir psikolojik rahatsızlık. Aşırı yemek yeme, kendini aç bırakma, aşırı spor yapma ya da sürekli kiloları ve görüntüleriyle ilgili kaygı duyma gibi farklı çeşitleri olabilen sağlıksız tutum ve davranışlardan oluşur. Birçok çeşidi olan yeme bozuklukları hem psikolojik hem de fizyolojik semptomlar da içeriyor. Kalp-damar sağlığından sindirim sistemine, hormonlardan kemik sağlığına aslında pek çok organı ve işleyişini olumsuz yönde etkileyebiliyor.

Genellikle ergenlik sonrası gelişen yeme bozuklukları, herkeste görülebilir olmakla birlikte çoğunlukla genç kadınlarda görülüyor.

Yeme Bozukluklarının Neden Oluşur?

Yeme bozukluklarının tek bir nedeni yok aslında. Araştırmalar pek çok biyolojik, psikolojik hatta kültürel etkenleri işaret ediyor. Örneğin, az beslenme ve kilo kaybetme içeren yeme bozuklukları yaşayan insanlarda ortak kişilik özelliği olarak mükemmeliyetçilik ya da takıntılı olma bulunmuş. Yine depresyonda olma ya da aşırı kaygılı olma hallerinin yeme bozukluklarına sebep olabiliyor. Bu psikolojik etkenlerin yanı sıra, çoğunlukla modern toplumlarda zayıf olmak güzellik ve estetik algısı ile de eşleşiyor. Ve özellikle, ergenlikle beraber genç kadınlar, beden algıları ile ilgili gerçekçi olmayan kaygılar besleyebiliyorlar.

Pandemi Yeme Alışkanlıklarımızı Nasıl Etkiledi?

Korona virüs salgını ile birlikte tabii ki yeme alışkanlıklarımız da değişti. Bazılarımız daha sağlıklı beslenirken pek çok insanın normal zamanlara kıyasla daha çok yemek yediğinden şikayetçi olduğunu duyduk. Bunun tabii yaşanan belirsizlik ile de bir bağlantısı var. Salgının ne zaman sona ereceğini bilememek ve hastalanma korkusu birçok insanda korku ve endişe yarattı. Anksiyete, yeme bozukluklarıyla en çok ilişkilendiren problemlerden biridir. Pek çok insan kaygısını azalttığını düşündüğü için daha çok yemeğe başvurabiliyor ya da aşırı kaygılı olduğu için iştahı kapanabiliyor. Halihazırda yeme bozukluğunuz olmasa bile bu süreçte kendi beslenme alışkanlıklarınızda değişim gözlemlemiş olabilirsiniz. Peki, daha sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirmek için neler yapabiliriz?

Dengeli Beslenmenin Yolları

Yeme bozukluğu yaşadığınız endişesi içindeyseniz geciktirmeden müdahale etmek ve uzman desteğine başvurmak gerekir. Bu kadar ciddi bir sorun yaşadığınızı düşünmüyorsanız ama yine de sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmek istiyorsanız deneyebileceğiniz bazı adımlar şöyle:

Yeme-İçme: Mutfağınızı gözden geçirin. Genellikle nasıl besleniyorsunuz, evinizde sağlıksız besinler bulunduruyor musunuz? Minik bir temizlik işlemi yaptıktan sonra aslında tüketeceğiniz besinleri önceden planlamak iyi olabilir.

Egzersiz: Açık havada yürüyüş yapmak, haftalık rutininize hareketi dahil etmek, yoga-meditasyon yapmak hem beden hem de psikolojik sağlığınız için oldukça faydalı.

Teknoloji: Araştırmalar hem geleneksel hem de sosyal medyanın özellikle gençlerin beden algısını etkilediğini gösteriyor. Bu yüzden sosyal medyadaki zamanınızı sınırlayın ve beden algınızı tetikleyen hesapları takip edip etmediğinizi fark etmeye çalışın.

Rutin: Evlerde daha çok vakit geçirmek rutinlerimizi değiştirdi ama daha sağlıklı bir yaşam için yeni rutinler oluşturabilirsiniz. Kendinize uyan bir program yapın hem öğünlerinizi hem de diğer aktivitelerinizi planlayın.

En önemlisi de, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu kadar sağlık ve keyifle beslenmeyi unutmayın!

Kaynak: Psychology Today

Diğer Haberler

Retina Kaynaklı Olmayan Körlükler için Yeni Teknoloji Kapıda

Yapay Zekâ Çalışmaları Meme Kanseri Teşhisi için Ümit Veriyor

Birleşmiş Milletler Barış Çalışmaları için Yapay Zekâ Projesi

3D Yazıcılar ile Ev Yapmak Artık Mümkün Mü?